Topbaş: Her yere metroyla ulaştıracağız

topbas 

Kuyumcukent Tapu Teslim Töreni sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Topbaş, Dubaili bir şirketin yapacağı Levent’teki projeye yönelik Danıştayın yürütmeyi durdurma kararının sorulması üzerine, şunları söyledi:

”Buradan gelecek olan para, özellikle İstanbul’un ulaşımına harcanacaktı. Bu projeye gelene kadar çok daha proje vardı itiraz edilecek. O zaman duyarlılık göstermeyenler şimdi harekete geçtiler ve farklı tavırlar ortaya koydular. Dünyadaki ekonomik krize baktığımız zaman bizim ne kadar doğru ve haklı bir adım attığımızı ve o para kasamıza girdiğinde İstanbul’un neler kazanacağını, alacağı mesafeyi göremeyenlerin açtığı davalar var. Bu da onlardan biri.”

Belediye olarak kendilerinin de mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyen Topbaş, ”Bu karar, İstanbul’a neler kaybettirir, neler kazandırır bunun takdirini İstanbul halkına bırakıyorum” dedi.

Söz konusu projeden para alınamamasının Bakırköy-Beylikdüzü arasında yapılması planlanan metro hattının geleceğini nasıl etkileyeceği yönündeki soruya da Topbaş, ”Metronun kaynağı ayrı bir şey. Metro ağı yatırımlarımızla ilgili Avrupa Yatırım Bankası’ndan toplam 1 milyar 571 milyon avroluk krediyi aldık. Trafiğin yoğun olduğu yerlerde metro inşaatı yapmak konusunda kredi bulmakta bir sıkıntımız yok” yanıtını verdi.

Topbaş, şöyle konuştu:

”25 kilometrelik Bakırköy-Beylikdüzü Hattı ve ayrıca havaalanında, Kuyumcukent’ten, Doğu Sanayi Sitesi’nden geçen 8 kilometrelik bir hattımız daha var. Bunlar proje aşamasında. Bakırköy-Beylikdüzü hattı aynı zamanda Kuyumcukent’ten geçecek. Bunun plan ve ihale aşamaları gerçekleşti. 1 milyar 250 milyon dolarlık bir yatırım bu.”

Bir gazetecinin, ”Dubai Towers için bir teminat alındı mı?” yönündeki sorusuna ise Topbaş, ”İhalenin gereği olarak bir miktar teminat alındı. Teminatı hala tutuyoruz” karşılığını verdi.

Uluslararası sermayenin Türkiye’ye gelmesinin önemli olduğunu vurgulayan Topbaş, şöyle devam etti:

”Bunun için de güvenli bir ortam oluşturulmalı. Eğer, bu yaşadığımız sorunda olduğu gibi gerekli güvence verilemiyorsa, yatırımcılar tedirgin olur ve yabancı yatırımcıyı ülkeye getirmekte zorluk çekersiniz. Şu anda bütün dünya, ‘Aman nereden gelirse gelsin, ülkeme, kentime para gelsin, yatırım gelsin’ diye kıvranıyor. Global köy haline gelen dünyada sermayenin ve yatırımların ülkelere çekilmesi çok büyük önem arz ediyor. Sayın Başbakanımız da yerel yönetimler olarak biz de bu konuda hassasız. Yeter ki İstanbul’a, Türkiye’ye yatırım gelsin, istihdam olsun, işsizlerimize iş sahası açılsın; ekmek olsun, aş olsun. İstanbul ve Türkiye, dünyaya daha farklı ve gelişmiş bir imaj sergilesin.”

Topbaş, Dubai Towers’ın satış bedeli ve satışa ilişkin teminat miktarının iade edilip edilmeyeceğinin sorulması üzerine, ”Satış bedeli Türk parası olarak 1 milyar 156 milyon TL olan çok ciddi bir para bu. Hem cash bir paraydı bu. Kasamıza girseydi alınacak mesafeyi tahmin edebilmek mümkün. Bu durum engellenildi maalesef” dedi.

”Önümüzdeki dönemde kaç kilometre daha metro hattı yapmayı planlıyorsunuz?” şeklindeki soru üzerine de Topbaş, şu anda inşaatı devam eden 54,5 kilometre hat bulunduğunu belirtti.

Topbaş, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul’da yeterince metro hattı yapılmadığını öne sürdüğünü de hatırlatarak, şunları söyledi:

 ”Ayrıca 82 kilometre de ihale aşamasına getirilmiş projemiz bulunuyor. Bunları ben zaten internet sitemizde de açıkladım. Deprem riski bulunan bir şehirde sondaj çalışmaları, planların işlenmesi Devlet Planlama Teşkilatının izin vermesi 3 yılımızı aldı. Bu projeler öyle, ‘bugün düşündüm, yarın adım attım’ şeklinde yapacağımız faaliyetler değil. Bizim toplamda 54,5 kilometre ve 82 kilometre de ihalesi olanı eklediğimiz zaman 116 kilometre raylı sisteme İstanbul 5 yıl içinde kavuşacak. Hedefimiz bu… Özetle şunu söyleyeyim, 2012′de 7 milyon insan raylı sistem kullanır hale gelecek. Şu anda 1,5 milyona yeni ulaşıyoruz. Toplu sistem ve raylı taşımaya çok ciddi ağırlık verdik. 618 kilometre bizim planladığımız, buna bir de havadan giden treni ekliyoruz. Havaalanıyla ring yapan bir sistem oluşturacağız. Bunun adına mono-rail deniyor. Bu sistemin hem ekonomik, hem de turizm açısından bölgeye büyük katkısı olacağı inancındayım. Sefaköy’den Halkalı tarafında da ayrı bir hattımız var. Hava yoluna ek olarak düşünüyoruz bunu. Yani İstanbul’da, Silivri’den Tuzla’ya kadar her yere metroyla ulaşma imkanı sağlayacağız. Hedefimiz şu: Her 6 ayda bir metro istasyonu açmak.”

-KILIÇDAROĞLU’NUN ELEŞTİRİLERİ…-

Başkan Topbaş, Kılıçdaroğlu’nun, ”Benim rakibim Topbaş değil, Başbakan Erdoğan’dır” sözlerini ve görüşlerini soran bir gazeteciye de ”Benim söyleyecek bir şeyim yok. Zaten böyle konuşan birinin sorusuna cevap vermeye de gerek yok. Herkes kendi işine baksın. Biz kendi işimize bakıyoruz. Yaptıklarımız ortadadır. Yaptığımız işleri dünya takip ediyor. Yolumuza devam ediyoruz” dedi.

 Bir gazetecinin, ”Kılıçdaroğlu’nun elindeki dosyalara karşılık benim de elimde dosyalar var dediniz” hatırlatması üzerine de Topbaş, ”Benim elimde dosya yok. Benim kastım ‘derkenar’dı. Dosya olsaydı götürüp savcılığa teslim ederdim. Derkenardan kastım da şu: Mesela Çetin Soysal, Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nu yıkarken orada bir konuşma yaptı. Bu konuşmalar bizim arşivlerimizde, derkenarımızda yani… Bu ekimde tiyatronun açılışını yapacağız. Açılışta, bilboardlarda bu konuşmaları yayımlayacağız. ‘Yapılamaz, bunlar şöyledir, böyledir’ diyenler herhalde orada bize gelip özür dilerler. Biz eğer o gün mahalle baskısına boyun eğseydik böyle bir eser ortaya çıkmayacaktı ve İstanbul, baraka nitelikli Muhsin Ertuğrul’dan çok muazzam bir tiyatro sahnesine kavuşamayacaktı” diye konuştu.

Sahil güvenlik teknesini kullandığı için kamu malını kullandığı yönünde gelen eleştirilere cevap veren Topbaş, ”Ben hala belediye başkanıyım. Son güne kadar da bu görevim devam edecek ve bu sırada görevim gereği yapacağım tüm işlerde kamu araçlarını kullanma hakkına sahibim. Bu niye birilerinin kimyasını bozuyor anlamak mümkün değil” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Erdoğan’a ‘Ekrem Tosun kimdir’ sorusunu yönelttiğinin hatırlatılması ve ”Bu konuda ne düşüyorsunuz” sorusu üzerine Topbaş, şöyle dedi:

”Şu an bir yerel seçim dönemi yaşıyoruz. Adayların yerel yönetim adına neler ortaya koyabileceklerini söylemeleri gerekir. Kalkıp da birtakım karalamalarla iz bırakmaya çalışmak, ‘Onlar kötü, ben daha iyiyim’ diyerek hiçbir yere varılmaz. Bir yerlere gelmek için başkalarını karalamak yerine, insanın kendisini sevdirmesi gerekir. Hayal satmaya çalışıyorlar. Öğrencinin bursunu kestiren insanların zihniyeti hangi kaynakla neyi yapabilecek? Nasıl proje üretecek merak ediyorum. Çamurlardan bahsediyorlar bir de Çankaya’ya gidip baksınlar. Çankaya’nın arka mahallesi için çamur deryası deniyor, gidip oraya baksınlar. Yolsuzluk da yine onların belediyelerinde var. AK Parti, yolsuzluk yapan iki belediye başkanını görevden aldı, partiden ihraç etti. Kılıçdaroğlu müfettiş olduğu için her şeye şüpheyle bakıyor. Müfettişçilik oynayacaksa elindeki dosyaları savcıya versin.”

”Kılıçdaroğlu’nun devlet tarafından finanse edilen Marmaray projesinin sanki belediyenin projesiymiş gibi bir seçim propagandası malzemesi olarak kullanıldığı” iddiasının hatırlatılması üzerine de Topbaş, ”Bu zamana kadar kendimin yapmadığı hiçbir projeye, ‘Bunu ben yaptım’ demedim. Bu tavrım Beyoğlu Belediye Başkanlığı döneminde de aynıydı. Hükümetimizin İstanbul’a yaptığı çok büyük katılımlar var. Biz de buna elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Onun dışındaki bütün kaynak ve bütçe hükümete aittir. Bunu da hiçbir zaman sahiplenmedik” yanıtını verdi.

Etiketler: ,

Yazar Hakkında

admin Sitenizin 371 hikayesini yazabilirsiniz.

Yorumunuzu Bırakın

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.

Copyright © 2010 SiberTeknoloji | Bilişim ve Yazılım Haber Bloğu. All rights reserved.
Powered by WordPress.org, Custom Theme and ComFi.com Calling Card Company.